Online Giyim sektöründe sürdürülebilirlik

Online Giyim sektöründe sürdürülebilirlik
Online Giyim sektöründe sürdürülebilirlik isa yilmaz
Bu içerik 2392 kez okundu.

Tekstil sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanabilmesinde “tekstil ekolojisi” kavramı önem arz etmektedir. Tekstilde ekoloji ise; “üretim ekolojisi, insan ekolojisi ve atık ekolojisi” olmak üzere üç grupta incelenmektedir.

Üretim Ekolojisi: Hammadden başlayarak bitmiş ürün haline gelinceye kadar tekstil ürünlerine çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Özellikle terbiye işlemlerinde müşteriler tarafından istenilen özelliklerin kazandırılması için tekstil malzameleri üzerinde çeşitli şartlarda muhtelif kimyasal maddeler ve boyar maddeler uygulanmaktadır. Üretim ekolojisi; tüm üretim süreçlerinde insan sağlığı ve çevresel tehdit oluşturan tüm uygulamalardan kaçınılması anlamına gelmektedir.

İnsan Ekolojsi: İnsan ekolojisi hazır giyimin veya tekstil ürünlerinin, kullanıcılara ve yakın çevresine olan etkilerini içermektedir. İnsanların ikinci derisi olarak

nitelendirilen giysiler ve vücudu ile yakın temasta bulunan tekstil ürünleri, insanlara deri teması, solunum veya sindirim yoluyla hiçbir şekilde zarar vermemelidir. İnsan ekolojisinde amaç giyim ve tekstil ürünlerinin kullanım yerini (çocuk giysisi, yetişkin giysisi, iç çamaşırı, yastık kılıfı, perde vs.) dikkate alarak ürünün içerdiği insan sağlığını tehdit edebilecek maddelerin sınır değerlerinin saptanması ve yapılan analizler ile üründe bu maddelerin bulunup bulunmadığı ve bulunuyorsa miktarının tespit edilmesidir (Kurtoğlu, 2004).

Atık Ekolojisi: İşlevini yerine getiren her malzeme atık olarak nitelendirilmektedir. Atık ekolojisi kavramı ise kullanımı sona eren tekstil ürünlerinin zararlı maddeler yaymaksızın geri dönüşüm, ayrıştırma yoluyla ya da havanın saflığına zarar vermeksizin ısıyla yok edilmesi esasına dayanmaktadır. Eskiyip çöpe atılan tekstil ürünlerinin, yakılarak, çürümeye bırakılarak, depolanarak ve ya başka bir şekilde yok edilirken çevreye ve insanlara zarar vermemelidir. Bu konuda en önemli çözüm “geri dönüşüm” dür. Yani eskiyen, ömrünü tamamlayan tekstil ürünlerinin lifleri, üretim süreçlerinde yeniden kullanılmalıdır.

Giyim ve tekstil sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanabilmesinde firmaların ve tasarımcıların etkisi oldukça büyüktür. Son yıllarda çevresel konularla ilgili olarak tüketici bilincinin gelişmesi ve sürdürülebilir ürünlere olan talebin artması; sürdürülebilirlik temelli çevreci tasarım yapan marka ve firmaların sayısının da artmasına neden olmuştur. Gucci, Saint Laurent, Balenciaga, Edun, McCartney, Bodkin, VogueVert ve Onlinegiyim gibi moda ile sürdürülebilir yaşamı birleştiren bir çok ünlü marka; karbon izini azaltma, tasarımlarını yenilenebilir kaynaklardan elde etme, geri dönüştürülmüş ve organik kumaşlar kullanma, bitkisel bazlı zararsız boyalar kullanma; küresel ölçekte çevre ve hayvan koruma, eğitime katkıda bulunma, kadınları destekleme yönünde birçok faaliyette bulunarak, sürdürülebilirlik amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Sürdürülebilirlik çerçevesinde çaba ve gayretlerinde öne çıkan markalardan biri şüphesiz Marks&Spencer’dir. 2007 yılında yayınladığı “A Planı” sayesinde ülkelerarası perakendecilerde yeşil bir yıldız haline dönüşen Marks & Spencer bildirisinde; çevresel, sosyal ve hayvan haklarını kapsayan 100 madde sunmuş ve plana olan bağlılıklarından ötürü, Oracle Dünya Perakende Ödülleri’nde, Yılın Sorumlu Mağazası ve Queen’s Girişimcilik Ödülleri, Sürdürülebilirlik Geliştirme ödülü de dahil olmak üzere 100’den fazla ödül almıştır (Can ve Ayvaz, 2017). Sürdürülebilirlik ilkelerini açıklayan diğer bir marka ise H&M markasıdır. H&M bu ilkeleri: bilinçli tüketici için moda sağlamak, duyarlı partnerler seçmek ve ödüllendirmek, etik olmak, iklimsel bilince sahip olmak, azaltmak, tekrar kullanmak ve geri dönüştürmek (3R), doğal kaynakları sorumluca kullanmak ve toplumu güçlendirmek olarak belirlemiştir (Koca vd. 2016: 222). Üretim aşamasında çok fazla suyun kullanılmasına duyarsız kalmayan Levi Strauss Co. markası “Susuz” inisiyatifiyle kot pantolon üretiminde harcanan ortalama suyu %28, yeni modellerinde ise %98’e kadar düşürmüştür. Kot üretimine has olarak, pantolonlara yıpratılmış görünümü sağlayan kumlama uygulaması, adil ticaret kuruluşlarınca ölümcül olabilen akciğer hastalığı silicosise yol açtığı için eleştirilmiştir. Temiz Giysi Kampanyası gibi kuruluşların çalışmaları sayesinde H&M ve Gucci gibi markalar alenen kumlama yapılmasını yasaklamıştır.

Tekstil firmaların çevresel konularda gösterdiği hassasiyet ve üretim süreçlerini sürdürülebilirlik amaçları doğrultusunda dizayn etmeleri, firmalara bir çok açıdan kazanımlar sağlamaktadır. Bu kazanımlar; ihracatlarının artması, pazar paylarının artması, yeni pazarlara girme fırsatını elde etme, işletme imajının güçlenmesi, ürün fiyatında rekabete dayalı üstünlük elde etme, maliyetlerin büyük ölçüde azalması, rekabet üstünlüğü elde etme, müşterinin ürün kalitesi algısının artması, müşteri memnuniyetinin artışı, karlılık düzeyinin artması, bürokratik engellerin kalkması, tarife dışı engellerin kalkması, satış miktarının artması şeklinde özetlenebilir. En çok çevre duyarlılığı plaj giyim alanına gösterilmektedir.

Sonuç olarak; güçlü bir ekonomi her şeyden önce, sağlıklı bir bir çevre ile mümkün olabilmektedir. Sürdürülebilir bir giyim ve tekstil endüstrisi için tasarımcılar, üreticiler, perakendeciler ve tüketiciler de dahil olmak üzere sektörün tüm katılımcıları ekonomik, toplumsal ve çevresel açıdan tüm sorumluluklarını yerine getirerek sağlıklı bir çevre için çevre dostu sürdürülebilir giyime odaklanmalıdır.

(kaynak : www.onlinegiyim.com)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bu besinleri tüketenlerin dişleri daha sağlıklı oluyor!
Bu besinleri tüketenlerin dişleri daha sağlıklı oluyor!
Kayseri mutfağının damak çatlatan lezzeti
Kayseri mutfağının damak çatlatan lezzeti "Develi cıvıklısı"