İstanbul alarmı: 'Yoğun bakımlar dolu'

BEŞ ŞEHİRDE CADDEYE ÇIKMA YASAĞI GELEBİLİR Cumhuriyet Gazetesi'nden Sibel Bahçetepe'nin haberine göre uzmanlar, yoğun bakım yatak ve teçhizat meselesinden ehemmiyetlisinin bireylerin yoğun bakıma gelecek evreye gelmemesi olduğuna dikkat sürükleyerek “Bu işten kurtulmak istiyorsa.

İstanbul alarmı: 'Yoğun bakımlar dolu'

BEŞ ŞEHİRDE CADDEYE ÇIKMA YASAĞI GELEBİLİR Cumhuriyet Gazetesi'nden Sibel Bahçetepe'nin haberine göre uzmanlar, yoğun bakım yatak ve teçhizat meselesinden ehemmiyetlisinin bireylerin yoğun bakıma gelecek evreye gelmemesi olduğuna dikkat sürükleyerek “Bu işten kurtulmak istiyorsa.

İstanbul alarmı: 'Yoğun bakımlar dolu'
10 Nisan 2020 - 17:29

BEŞ ŞEHİRDE CADDEYE ÇIKMA YASAĞI GELEBİLİR

Cumhuriyet Gazetesi'nden Sibel Bahçetepe'nin haberine göre uzmanlar, yoğun bakım yatak ve teçhizat meselesinden ehemmiyetlisinin bireylerin yoğun bakıma gelecek evreye gelmemesi olduğuna dikkat sürükleyerek “Bu işten kurtulmak istiyorsak öncelikle birbirimize hastalığı bulaştıracak her türlü koşulu ortadan kaldırmamız gerek. Hadiselerin en çok görüldüğü beş şehirde caddeye çıkma yasağı olabilir” görüşünü dile getirdiler.

Türkiye’de erişkinler için 24 bini aşkın yoğun bakım yatağı bulunuyor. Ancak hadise çoğalış süratiyle beraber yoğun bakımda rehabilitasyon gören hasta rakamının çoğalması sebebiyle bu servislerin noksan kalabileceği evhamı da yaşanıyor.

PİK HAZIRLIĞI

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, bulaşıcılığı önlemek için sıkı temkinler alınması gerektiğini belirterek “Belki tüm Türkiye’de değil ama hadiselerin en çok görüldüğü beş şehirde caddeye çıkma yasağı olabilir. Corona virüs salgınının pik noktasının nasıl gerçekleşeceğini öğrenmiyoruz. Yavaş yavaş sağlık kurumular ve dolayısıyla yoğun bakımlar doluyor. Bir strateji ile mümkün büyük dalgaya hazırlık yapılıyor; yeni yoğun bakım yatakları devreye sokuluyor, yeni hastane binalarının kısım kısım açılması tasarlanıyor. Ne var ki dalganın ebadının ne olacağı, pik noktasının nereye varacağı belirli değil, Fransa’da bir günde 1400 birey can verdi. İkinci dalganın gelme ihtimali de mevzubahisi olabiliyor” dedi.

MÜ Pendik Eğitim ve Araştırma Sağlık Kurumu’nde 24 ameliyathanenin 14’namın hadiselerin çoğalması gidişatında yoğun bakım olarak kullanılmak üzere dağıldığını anlatan Cinel, ilk niyetin “bulaşıcılığı” önlemek olduğunu vurguladı.

YATAKTAN İBARET DEĞİL

İlk niyetin ulus sıhhati problemi olarak “bulaşıcılığı” önlemek olduğunu vurgulayan Cinel, yoğun bakımın yatak ve solunum aygıtından ibaret olmadığını belirterek “Yoğun bakım bir takım işidir. Sadece yoğun bakım takımının sıhhatini gözetmek ve yoğun bakım yatak rakamını artırmak da çözüm olamayabilir; ‘yoğun bakımların usçu kullanımının’ ön tasarıya çıkarılması bu gibi mucizevi pandemi günlerinde koşuldur. Şehirlerde yoğun bakım takımları kurulmalı. Bu takımlar, Covid-19 dışındaki yoğun bakım hastalarını özel sağlık kurumulara tahliye edebilir” ifadelerini kullandı.

İZOLE HALDE YAŞAMAK GEREK

Ankara Üniversitesi Yoğun Bakım Bilim Dalı Öğretim Azası Prof. Dr. Necmettin Ünal ise İstanbul’da yoğun bakımların büyük oranda dolu olduğu güzergahında bilgilerin geldiğini belirterek “Türkiye’deki esas mesele saydam olunmaması. Duyumlarımıza göre İstanbul’da yoğun bakımların büyük oranda dolu olduğu güzergahında bilgi geliyor. Hatta bazı sağlık kurumuların ameliyathanelerinin de yavaş yavaş yoğun bakıma çevrildiği mevzusunda bilgim var. İstanbul için genel kanı şu: İşler çok iyi gitmiyor, birtakım kentler oranla daha iyi. Çok yoğun hasta geldiği takdirde tüm sıhhat sistemlerinde olduğu gibi bizim de sistemimizin çökmekten başka devası olamaz” dedi. “Çözüm yoğun bakıma hasta göndermemekten geçiyor” diyen Ünal, “İzole halde yaşar hale geçmemiz gerek. Hastayı zamana yaymak zorundayız, en doğru siyaset budur” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum