José Mauro de Vasconcelos

José Mauro de Vasconcelos

José Mauro de Vasconcelos
15 Ekim 2019 - 23:57

Yazar 26 Şubat 1920 tarihinde, Rio şehrine yakın Bangu kasabasında doğmuştur. 11 çocuklu yoksul bir aileye sahip olan yazarın babası Portekizli, annesi ise Kızılderelidir. José Mauro de Vasconcelos 24 Temmuz 1984 tarihinde vefat etmiştir. Yazar çeşitli işlerde çalışmış, çeşitli insanlarla tanışmıştır. Gözlem yeteneği de güçlü olduğu için hikaye ve romanlarını bu insanlardan etkilenerek yazmıştır. Yaşadığı çevrenin sosyo-kültürel yapısını eserlerinde başarılı bir şekilde yansıtmıştır. Eserlerinde duygusallık ve iyimserlik ön plandadır. Yazar, ilk kitabı olan “Yaban Muzu”nu 22 yaşındayken çıkarmıştır ve kitap çok ilgi görmüş, başarılı bulunmuştur. Yazara büyük ün kazandıran romanı “Şeker Portakalı”dır. Yazar “Şeker Portakalı”nı sadece 12 günde yazmıştır. İşte bu muhteşem eseri sizler için, Pusula Yayıncılık’ın yayınlarından tedarik ettik. Dünya klasikleri arasında bulunan Şeker Portakalı romanını özetledik. Şeker Portakalı Özeti Roman kahramanı Zeze fakir bir ailenin 5 yaşındaki çocuğudur. Zeze zeki, hırslı, duygusal, hayal kurmayı seven ve bir o kadar da şımarık bir çocuktur. Yaramazlıkları yüzünden babasından ve kardeşlerinden dayak yediği zamanlar olur. Ancak yaramazlığı yalnızlığından kaynaklanmaktadır. Zeze’nin abisi Totoca düşüncesiz ve fazla da akıllı olmayan bir çocuktur, ablaları Lala ve Jandira sevgililerine düşkün tiplerdir. Zeze ile ilgilenen tek kişi ablası Gloria’dır. Zeze de kendinden küçük olan kardeşi Luis ile ilgilenmektedir. Babasının işsizliğinden dolayı başka bir eve taşınmak zorunda kaldıklarında, yalnızlığı nedeniyle hayal gücü gelişmiş bir çocuk olan Zeze, bahçelerindeki şeker portakalı ağacını seçer ve onunla konuşmaya başlar. Ağaç da ona cevaplar vermektedir. Ağaca Minguinho ismini verir. Luciano isminde bir de yarasa arkadaşı vardır ve onları çok sevmektedir. Ailesi dışında Zeze ile ilgilenen kişiler Edmunda Dayı ve Zeze’nin öğretmenidir. Edmundo Dayı bazı zamanlar ona para verip bir şeyler öğretmektedir, ona ailesinden daha iyi davranmaktadır. Öğretmeni ise söylenenlerin tersine onun harika bir çocuk olduğunu söylemektedir. Zeze bir yılbaşında babası kendisine hediye almadığı için üzülür ve bazı zamanlar ayakkabı boyacılığı yapmaya başlar. Bu sırada bir de sokak şarkıcısıyla arkadaş olur. Haftada bir gün onunla sokaklarda şarkılar söyler. Babası söylenen şarkıların sözlerini hoş bulmadığı için Zeze’nin bu arkadaşlığına izin vermez. O ise şarkılardaki sözlerin anlamını anlayamadığı için bir gün babasına şarkı söylerken babası onu döver. Bu olaya onunla ilgilenen ablası Gloria çok üzülür ve evdekilere Zeze’yi dövmeyi yasaklar. Zeze çok tehlikeli bir oyunu alışkanlık haline getirmiştir. Yarasa oyunu dediği bu oyunda giden arabaların arkasına yapışarak rüzgarı hissetmektedir. Hayali ise Portekizli Manuel Valadares’in çok havalı olan arabasında bu oyunu oynamaktır. Hayalini gerçekleştireceğini düşündüğü gün Portekizli onu yakalar ve herkesin önünde döver. Zeze bu duruma çok sinirlenir, çok üzülür. Sonrasında bir gün bu adam Zeze’ye yardım eder, pastaneye götürüp bir şeyler ısmarlar ve arkadaş olurlar. Kısa zamanda Zeze’nin hayatta en sevdiği kişi bu adam olur. Ancak kısa bir zaman sonra adam trafik kazasında ölür. Zeze çok fazla üzülür, hastalanır. Ailesi bunun nedeninin yol yapımı nedeniyle kesileceğini öğrendiği şeker portakalı ağacı olduğunu düşünür. Zeze’nin tekrar eski haline dönmesi gerekmektedir. Birkaç gün sonra babası da bir iş bulur, her şey yoluna girer. Kaynak : Pusula Yayıncılık

YORUMLAR

  • 0 Yorum