Pınar'ın katili cinayetin tüm detaylarını ifadesinde anlattı! Telefon sinyalini bile hesaplamış

Muğla'nın Ula ilçesinde 27 yaşındaki üniversite talebesi Pınar Gültekin'i barbarca katleden katil zanlısı Cemal Metin Avcı'nın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifadeye erişildi.

Pınar'ın katili cinayetin tüm detaylarını ifadesinde anlattı! Telefon sinyalini bile hesaplamış

Muğla'nın Ula ilçesinde 27 yaşındaki üniversite talebesi Pınar Gültekin'i barbarca katleden katil zanlısı Cemal Metin Avcı'nın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifadeye erişildi.

Pınar'ın katili cinayetin tüm detaylarını ifadesinde anlattı! Telefon sinyalini bile hesaplamış
23 Temmuz 2020 - 04:23

Muğla'nın Ula ilçesinde 27 yaşındaki üniversite talebesi Pınar Gültekin'i barbarca katleden katil zanlısı Cemal Metin Avcı'nın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifadeye erişildi. Vahim cinayeti tüm ayrıntılarıyla anlatan Avcı, genç kızın cesedini ateşe verip işe gittiğini söyledi. Katil zanlısı, Pınar Gültekin'i öldürdükten sonra telefonunu aldığını ve sim kartını genç kadının yaşadığı Akyaka'da yola fırlattığını, bunu da "telefon orada sinyal vermesin" diye yaptığını anlattı.

"BİR ANLIK HİDDETLE CİNAYETİ İŞLEDİM"

Habertürk'ün haberine göre; Pınar Gültekin cinayetinde katil Cemal Metin Avcı'nın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifade ortaya çıktı. Daha evvel cinayeti "bir anlık hiddetle işlediğini" iddia eden katil Avcı, Gültekin ile 2 sene evvel işlettiği Cüce adlı dükkanında tanıştıklarını söyledi. Avcı, karşısına sunulan ispatlar sonrası kabahatini itiraf ettiği ifadesinde şunları söyledi:

"Tanıştıktan sonra birkaç kere iş yerime geldi. Geldiğinde bazen yalnız, bazen de kadın dostlarıyla birlikte geliyordu. İlk evvel bana Instagram'dan 'bugün için teşekkür ederiz' biçiminde ileti gönderdi. Ben de 'afiyet olsun, her zaman bekleriz' dedim. Bana telefon numarasını yazdı. Sonrasında telefonla ve WhatsApp üzerinden görüşmeye başladık.

16 Temmuz'da buluşmadan dün bana WhatsApp'tan yazarak 'buluşmak istediğini' söyledi. Ben de ertesi gün buluşmayı kabul ettim. Emelim tamamen ilişkimi tamamlamaktı. Saat 15 sıralarında kendisini aldım. Beraber konuta gittik. Kendisinden konuşmasını istedim. Benden ne istediğini sordum. Kendisine artık bu işin bitmesi gerektiğini söyledim. Haykırmaya başladı ve 'Karına söylerim' biçiminde laflar söyledi."

"YERDEYKEN SURATINA BİR YUMRUK DAHA ATTIM"

Genç kadının kendisine bıçak sürüklediğini iddia eden Avcı, ifadesine şöyle devam etti:

"Bu sırada sağ kolum dirsekten çizildi. Sonrasında boğazıma doğru yanaşınca ben de kendisine yumruk attım. Yere düştü ve kafasını yere çarptı, sanırım kafasının arka kısmını çarptı. Azıcık kan aktı. Sonrasında yerdeyken suratına bir yumruk daha vurdum. Anımsadığım kadarıyla yere düştükten sonra bir kere vurdum. Sonrasında hareket etmediğini fark ettim ve boğazını 15-20 saniye kadar sıktım soluk alıp almadığını, tepki verip vermediğini hakimiyet ettim.

Ancak soluk almıyordu. Sonrasında ne yapacağımı öğrenemedim. Yerde uyur durumda duruyordu. 5-10 dakika bir şey yapmadan bekledim. Herkesin bilmesinden çok korktum. Ne yapacağımı öğrenemedim. Usuma ailem geldi. Ne yapacağımı düşünmeye başladım. Usuma bahçedeki varil geldi. Bu varil bahçedeki çöpleri ve eşi şeyleri yakmak için kullandığımız bir varildi. Varili konutun içerisine getirdim. Pınar'ı varilin içerisine koymak istedim ancak elimden kayıyordu. Sabit yakalamak için orada bulunan iple boğazını sardım. Bir elimle ayaklarından, öteki elimle de boğazına sardığım ipten tutarak varilin içerisine koydum. Bu sırada Pınar'dan rastgele bir emare yoktu. Bu vakalar oluncaya kadar takribî 15 dakika geçmiştir.

"TELEFONUNU ALIP SİNYAL VERSİN DİYE ORAYA ATTIM"

Pınar'ı varile koyarken başındaki kanlardan dolayı kıyafetimin göğüs kısmıma kan bulaştı. Daha sonra varili konutun içinde üzerine odun atmak suretiyle yakmaya çalıştım. Konutun içi duman doldu, varili tuvalet tarafına götürdüm. Varil konutun içinde yanmayınca ve konutu duman kaplayınca evhamla varilin konutta yanmayacağını anladım.

Sonra Pınar'ın da telefonu ile benzin almak için taşıtıma bindim. İlk evvel yayla tarafına Sevinç Oturağı etrafına gittim, oradan geri döndüm. Pınar, Akyaka'da kaldığı için telefonu Akyaka'da sinyal versin diye oraya doğru yola çıktım. Akyaka kavşağına vardığımda geçitten yeni yapılan yerden geri döndüm. Akyaka kavşağına 1-2 km kala sim kartı telefondan çıkardım dişimle ısırarak kırdım ve parça parça sırçadan attım.

"1.5 LİTRELİK ŞİŞELERDE BENZİN ALDIM"

Daha sonra Muğla'ya geri döndüm. Konuta gidip üstümü başka bir deyişle tişörtümü ve şortumu değiştirdim. Sonra deterjan ile tişörtümü çitiledim, ertesi gün aygıtta devirendi. Ardından petrolden iki adet 1.5 litrelik şişelerde benzin taşıtıma da motorin aldım. Sonrasında tekerrür yaylada bulunan konuta geri döndüm.

Döndükten sonra varili bahçeye çıkardım. Orada varilin içerisine azıcık tahta parçası attım ve üzerine benzin döküp yaktım. Benzini bir anda dökmemle alev yükseldi. Bahçede bulunan asma kameriyenin bir kısmı ve ağaç yaprakları bu alevin tesiri ile yandı. Yan komşu Melek teyze gördü ve bana 'ne yaptın yangın çıkacak' dedi. Ben de plastik adaleyeler var onları yaktım deyince, 'Bu havada yangın çıkar yakma' dedi ve gitti.

"ARA ARA GİDİP YANIP YANMADIĞINA BAKTIM"

Ben de daha sonra iş yerime geldim çalıştım. Ara ara giderek yanıp yanmadığını hakimiyet ettim. Gece saat 23.00 gibi gittiğimde varilin içerisine su dökerek söndürdüm. Palet dayanağı ile üç basamak altta olan ambar gibi olan bir yere koydum. Sonrasında iş yerime döndüm. Gece saat 01.00 gibi dükkanında çalışan çocukları evlerine vazgeçtim. Pınar'ın telefonunu da elimle 3-4 parçaya ayırdım. Kötekli ve Yeniköy'de bulunan çöplere parça parça attım.

Sonrasında konutuma gittim ve yattım. Olanları kimseye anlatmadım. Ertesi gün sabah kalktım yanlış andırmıyorsam Maliye'ye gittim. Sonrasında Sanayi'ye babama destek etmeye gittim. Öğleden sonra saat 15.00-16.00 gibi dükkandan yemek yemek için çıktım. O esnada Yaylaya gittim. İş yerinin fayanslarını değişmiştim. Çoğalan malzemeler yayladaki konutun ambarında duruyordu.

Burada çoğalan malzemelerden duvar sıvasını varilin içerisine boşalttım. Ağırlaşacağı usuma geldi. Taşıtı yaklaştırmıştım. Kapılarını da kimse görmemesi için açmıştım. Balyozla varilin ağzını küçültmek için yamulttum. Varili paletin üzerine yerleştirdim. Paleti kaldırarak vasıtanın içerisine paletle ittirdim. İttirirken de de bacaklarımda yaralanmalar oldu. Hatta varili ilk paletin üzerine koyarken sağ ayağım altında kaldı.

Varili vasıtanın arka kısmına yerleştirdim. içerisine evvel boşalttığım torbanın geri kalanını ve bir torba daha duvar sıvası koydum ve üzerine su ilave ettim, sulandırdım. Sonra varilin ağzını küçültmüştüm, azıcık daha balyozla vurarak kapattım. Başka Bir Deyişle ağzını yummuştum. Sonrasında otomobile binip Yayladan Sanayi Kavşağından karşıya devam ettim. Gülağzı tarafına bölen yola döndüm. 1-1.5 km sonra yolun sağ tarafına doğru yaklaştım. Taşıtı geri geri yaklaştırdım. Ardı akarsuya doğru verdim. Arka kapakları açtım ve yeniden palet dayanağı ile alta indirdim. Bu sırada varil yuvarlandı, palette alt düşünüyordu ancak paleti tutarak taşıtımın içerisine koydum ve vasıtamla Gülağzı'ndan inerek Gülağzı kavşağından Muğla yönüne doğru devam ettim.

"DOSTU ARADI 'HABERİM YOK' DEDİM"

Sanayiye dükkanına gittim, üzerimi değiştirip iş yerim olan Cüce adlı yere gittim. 18 Temmuz'da Pınar'ın dostu olan Ceren adlı kişi aradı ve bana 'Cemal nasılsın, ben Pınar'ın dostuyum biz Pınar'a erişemiyoruz. Senin haberin var mı?' diye sordu. Ben de haberim yok, nereden haberim olsun dedim. Oda 'tamam biz jandarmaya haber verdik' diyerek kapattı."

Pınar'ın katili cinayetin tüm detaylarını ifadesinde anlattı! Telefon sinyalini bile hesaplamış
Pınar Gültekin'in cenazesini bayanların omuzlaması dikkat çekti

YORUMLAR

  • 0 Yorum